Kurban Bayramında Beslenme

Adı üstünde Kurban Bayramı kurbanlar kesilecek ihtiyaç sahibi olanlara paylaşılacak derken midelerimizde etin bolluğundan faydalanacak. Peki bu özel günlerde nasıl beslenmeliyiz nelere dikkat etmeliyiz hep birlikte inceleyelim.

Kurban bayramının dolayısıyla et tüketimi bu günlerde artmaktadır. Gerek kendi evimizde gerekse misafirliğe gittiğimiz yerlerde tatlıların, böreklerin yanı sıra kavurma gibi et ikramları da olmaktadır. Bu sebeple bu günlerde et tüketimi normale göre bir miktar artmaktadır. Bu noktada ben en çok kalp damar hastası, diyabet hastası, hipertansiyon hastası, böbrek hastası olan bireylere çok daha fazla dikkat etmelerini önermekteyim. Kırmızı et içindeki yüksek doymuş yağ oranından dolayı bu gibi hastalığı olan bireyler için dikkat edilmesi gereken bir besindir. Ayrıca sağlıklı beslenmenin temeli göz ardı edilmeden yiyecek seçimine ve porsiyon miktarına dikkat ederek bu günleri dengeli bir şekilde atlatmak en makul olanıdır.

Bayramda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bayram günü kesilen kurbanın eti bekletilmeden kesilmemelidir. Yeni kesilen hayvan etlerindeki sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluklar çıkarmaktadır. Bekletilmeden kesilip tüketilen etler midede şişkinlik, hazımsızlık gibi mide problemlerine neden olur. Özellikle mide hastalığı olan bireyler 24 saat bekletilmeden pişirilen etleri tüketmemeleri gerekmektedir.

Kesilen kurbanın eti küçük parçalara veya kıyma şeklinde ayrılıp tek pişirimlik olacak şekilde buzdolabı poşetine konulmalı buzdolabı kısmında -2 derecede 1-2 hafta ve derin dondurucuda -18 derecede 3 veya 6 ay boyunca saklanabilir.

Pişirmek için buzdolabından çıkarılan etler hemen pişirilmeli çözdürüldükten sonra tekrar buzdolabına atılmamalıdır.

Eti pişirme yöntemi olarak haşlama, fırında veya ızgara olarak tercih edilmeli kızartma işlemi sağlık açısından zararlı olduğu için tercih edilmemelidir.

Eti mangalda pişirmek istiyorsanız ızgara ile kömür arasında en az 15 cm boşluk olmalı ve et kömürleşmeden pişirilmelidir. Yanmış et kanser riski taşımaktadır. Ayrıca B1, B2 ve folik asit gibi vitaminlerin kaybolmasına neden olmaktadır.Eğer eti kavurma işlemi yapmak istiyorsanız içine tereyağ, kuyruk yağı gibi doymuş yağ oranı yüksek yağlar koymamalı kendi yağında ve suyunda kısık ateşte pişirmelisiniz.

Etin içeriğinde ortalama %20 olarak doymuş yağ olduğundan özellikle kalp damar hastalığı olan bireyler günde 1 porsiyonu (60-90g) aşmamalıdır.

Kırmızı etin içerisinde C ve E vitamini olmadığında eti yerken yanında maydanoz, biber, limon, yeşil yapraklı sebzeler ve c vitamininden zengin meyveler tüketmeniz etteki demirin emilimini arttıracağından tüketilmesi gereken besinlerdir. Böylece besin çeşitliliği de sağlanmış olacaktır.

Et tüketiminin yanında sebze ve salata gibi lifli (posalı) besinler tüketmeniz sindirim sisteminin çalışmasını sağlayacaktır. Böylece bağırsak sisteminin dengelenmesi sağlanacak ve kabızlık gibi şikayetler oluşmayacaktır.

Kolesterol gibi kalp hastalığı olan bireyler sakatat tüketiminden kaçınmalıdırlar.
Kırmızı et tüketimi öğle yemeğinde tercih edilmeli akşam ise sebze veya kurubaklagil gibi posa içeriği yüksek olan besinler tüketilmelidir.

Bayramda etin yanı sıra tatlı, börek, şeker gibi hamur ve şeker içeriği yüksek olan besinlerin tüketimi abartılmamalı ve porsiyon miktarına dikkat ederek tüketilmelidir.Hamur işi tatlıları yerine sütlü tatlılar, şeker çikolata yerine meyve, meyve suyu, asitli-gazlı içecekler yerine açık siyah çay, yeşilçay veya bitki çayları tercih edilmelidir.

Günde 2-2.5 litre su içimi ihmal edilmemelidir.

Yemeklerin yanında yoğurt, ayran, cacık gibi süt ürünleri tüketilmeli süt ürünleri tüketimi azaltılmamalıdır.

 

Dengeli ve sağlıklı beslenme bayramda da devam ettirilmeli bu anlamda tahıl, sebze, et, meyve ve süt grubu gibi bütün besin gruplarından porsiyon miktarına dikkat ederek tüketilmeli ve her öğünde besin çeşitliliği sağlanmalıdır.


Damla Arslan

1991 yılında Amasyada doğmuştur. İlkokul ve liseyi (Süleyman Nazif Anadolu Lisesi) İstanbulda tamamlamıştır. 2010 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü kazanmış ve 2014 yılında başarı ile mezun olmuştur. Eğitim hayatı boyunca Hacettepe Üniversitesi Hastahanesi, Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastahanesi, Ankara Numune Hastahanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Hastahanesinde polikliniğe gelen hastalara, zayıflamak isteyen kişilere kişisel diyet programları, çocuk hastalara, yoğun bakımda yatan hastaların Nutrisyonel Beslenmesini, hastanede çıkan yemeklerin yemekhane kısmında hijyenini ve kontrolünü ve Genel Cerrahi(Bariatrik Cerrahi ),Üroloji,Endokrinoloji,Onkoloji gibi bölümlerde hasta takibini yaparak zorunlu stajlarını tamamlamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir